DİDİM TARİHİ İLE BİLGİLENDİRİLME
TARİHİ : Didim, bulundugu konum nedeniyle tarihte iz birakan uygarliklara taniklik etmis ve jeopolitik açidan önemli bir yerdir. Bati dünyasi her ne kadar uygarliklarin Yunan kaynakli oldugunu söylese de, Anadolu topraklari disaridan gelen tüm uygarliklari kendi kültür potasinda eriterek, kendine özgü yeni uygarliklar yaratmaya devam etmistir.. Ilkçagda, kehanette bulunma ve olaylari önceden görme yetisinin, kökeni Hititler'e kadar inen bir Anadolu Tanrisi olan Zeus ve Leto'nun oglu günes, isik, müzik ve kehanet tanrisi Apollon tarafindan insanlara verildigine inanilirdi. Anadolu'nun birçok yerinde, bu tanriya adanmis tapinaklar bulunur ve buralardaki rahiplerle rahibeler, tanriya aracilik ederek, kendilerine danismaya gelenlere, gelecekten haber verirlerdi. Efsaneye göre; Tanri Apollon bir gün, Didim yöresinde çobanlik yapan Brankhos'a rastladi. Ondan çok hoslandi ve ona biliciligin (kehanetin) sirlarini ögretti. Çoban Brankhos, bugün Apollon Tapinagi'nin yerinde bulunan defne ormani ve su kaynaginin yaninda, Apollon adina ilk tapinagi kurdu. Zaman içinde Brankhos soyundan gelenler "Brankhidler" olarak anildilar ve çok uzun süre Apollon Tapinagi'nin yöneticiligini yaptilar. Bilicilik o zamanlar Krallardan, en fakir köylülere kadar, bütün insanlarin basvurdugu bir kaynakti ... Lidya Krali Kroisos da (Karun), Pers ülkesine saldirmadan önce bilicilere basvurmustu. Ancak kendince bir kurnazliik yaparak; dönemin bütün ünlü kehanet merkezlerine elçiler göndermis ve rahiplerden, kralin o anda ne yapmakta oldugunu bilmelerini istemisti. Dogru cevap, yalnizca Delphoi Apollon'undan gelmisti. Kroisos da, Perslerle girisecegi savas öncesinde Delphoi rahibine danismayi seçmisti. Ancak biliciler, anlasilmasi güç ifadeler kullanir ve açik bir yanit vermekten daima kaçinirdi. Kroisos da, Pers Kralligi'na yapacagi saldiri sonunda, büyük bir imparatorlugun yikilacagi yanitini alinca, hevesle sefere giristi. Ancak sonunda yikilan, Lidya Kralligi oldu. Kutsal Didim'in ilk dönemi, Perslerin Milet'i ele geçirmesi ve tapinagi yakip yikmasiyla son bulur. Ancak Iskender'in gelisiyle beraber yeniden bir canlanma yasanir ve Iskender'in komutanlarindan Seleukos'un emriyle, IÖ 300 dolaylarinda bugün kalintilarini gördügümüz tapinagin insaasina baslanir. "Didyma" sözcügü "IKIZ KARDES" anlamina gelir. Tanri Apollon, Tanriça Artemis'in ikiz kardesidir. Artemis adina Efes'te, dünyanin yedinci harikasi kabul edilen "Artemis Tapinagi" vardir. Milet-Apollon Tapinagi arasinda uzanan "KUTSAL YOL" sonunda "Artemis Kutsal Alani" bulunmaktadir.
Didyma Apollon Tapınağı M.Ö. 6. yüzyılda Zeus'un oğlu ve Ay Tanrıçası Artemis'in ikiz kardeşi Apollon adına, Branhid kahinleri için yapılmıştır. M.Ö 494'te Persler tarafından tahrip edilen, Büyük İskender, Seleukhoslar, Bergamalılar ve Romalılar zamanında yeniden kurulan ve eklemeler yapılan Apollon Tapınağı, antik dünyanın en ünlü kehanet merkeziydi. Panormos limanından denize açılacak tüccar ve askerler burada fal baktırır, tanrılara kurban sunarlardı. Bir söylenceye göre Büyük İskender, Didim'e geldiğinde uzun yıllar önce kurumuş olan bir çeşmeden fışkıran sular, Büyük İskender'in baş tanrı Zeus'un oğlu olduğunu duyurmuş. Heredot, M.Ö. 6. yüzyılda Mısır Kralı II. Necho ile Lidya Kralı Kroisos'un Didim Tapınağı'na adaklar sunduklarını yazar. Kutsal avluya inilen kapıların arasında yer alan 70 ton ağırlığındaki tek parça mermer blok, dünyanın en büyük mimari elemanı olarak tanımlanıyor. Dört yanından basamaklarla çıkılan platform üzerine çift sıra oturtulan 124 adet sütunla çevrili bu anıt eser, birkaç bölümden oluşuyor.
Miletos (Milet) Büyük Menderes ırmağının Ege Denizi'ne ulaştığı yerdeki yarımada üzerinde kurulan Miletos, İyonya'nın en eski yerleşimlerinden biri. Bazı antik coğrafyacılara göre Milet'i kuranlar Giritliler, Homeros'un İlyada'sına göre ise Atina Kralı Kodros'un oğlu Neleus önderliğindeki İyonyalılar. Kente ait ören yeri, Eski Balat Köyü'nde geniş bir alana yayılmış. Milet; mimari, arkeolojik ve kültürel özellikleriyle önemli bir yerleşim olmasının yanısıra, üretim ve ticaret ilişkileri nedeniyle ekonomi tarihçilerinin, doğa filozoflarının kenti olması nedeniyle de felsefecilerin yoğun ilgisini çeken bir metropol. Bazı antik coğrafyacılara göre Milet'i kuranlar Giritliler, Homeros'un İlyada'sına göre ise Atina Kralı Kodros'un oğlu Neleus önderliğindeki İyonyalılar. Milet, İyonlar tarafından geliştirilmiş ve M.Ö. 7. yüzyıldan itibaren Ege'nin önde gelen ticaret, kültür, sanat ve bilim merkezi olmuş. Bu dönemde yetenekli Miletli denizci tacirler ve koloniciler, Karadeniz, Ege, Marmara ve Akdeniz'in dört bir yanında çok sayıda ticaret kolonisi kurmuşlardı. Yapılan arkeolojik kazılar sonucunda burada seramiğin yanı sıra metal sanayisinin de erken dönemlerde geliştiğini gösterir.
M.Ö. 546'da Lidya ile beraber Pers egemenliğine giren kent, M.Ö. 464'te Perslere karşı giriştiği bağımsızlık savaşlarında yenik düştü ve acımasızca yakılıp yıkıldı, halkı tutsak ve sürgün edildi. Kent, M.Ö. 334'te Büyük İskender, daha sonra Seleukhos ve Bergama krallıkları ardından, Roma ve Bizans'ın egemenliği altına girdi. Antik çağlar boyunca Milet'in, dört limanı vardı. Özellikle Roma döneminde anıtsal mimari yapılarla donatıldı. Daha sonra Büyük Menderes'in taşmasıyla bataklığa dönüşen ve denizle bağlantısı kesilen kent, giderek önemi yitirdi. İlk Miken yerleşimiyle başlayan iskan, Türkler'in Anadolu'ya egemen olduğu Plataia (Balat) yerleşimi ile devam etti.
|