A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z
SAKARYA-ADAPAZARI
*****
SOGUCAK YAYLASI-KARASU-TARAKLI CUBUK GÖLÜ

aden Deresi
 
 Ada AVM Ücretsiz Müşteri Servisleri 
 
 Doğa Harikası: Soğucak Yaylası
 
 Kocaali Caferiye Köyü
 
 Taraklı-Çubuk Gölü
 
 Taşoluk - Kaynarca
 
 Hendek - Çamlıca Beldesi
 
 Doğançay
 
 Harmantepe Kalesi
 
 Kil Hamamı Kaplıcaları
 
 Poyrazlar Gölü
 
 Sapanca Gölü
 
 Beşköprü (Jüstinyen Köprüsü)
 
 Siz de katkıda bulunmak ister misiniz ?
 
 Kuzuluk Kaplıca Ev
 

M

Soğucak Yaylası ve İzlenimlerimiz

Soğucak Yaylası, Sapanca ilçe sınırlarında içinde, deniz seviyesinden 1100 metre yükseklikte, 900 dönümlük alanda ve ilçe merkezine 17 km mesafede bir yayla.

Soğucak Yaylası'na Sapanca - Muradiye Köyü istikametinden, Erdemli Köyü’ne gelmeden önce sağa ayrılan yolu takip ederek, 50 dakika kadar süren bir yolculukla ulaşmak mümkün. Yaylaya çıktığınızda sizi bekleyen doğal güzelliğe hayran kalacaksınız.

Yaylaya çıkmak için oldukça dar, dik ve keskin virajlı toprak yolu takip etmeniz gerekiyor. Yolun dar ve toprak olması araç konvoylarının aralarında belli bir mesafe bırakmasını gerektiriyor.

Yolun bazı bölümlerinde ciddi engebeler olması altı alçak olan araçların çıkmasını güçleştiriyor. 
   
   
Yaylaya varana dek, cep telefonları çekmiyor. Ancak yaylaya çıktığınızda ve de belli bölgelerde cep telefonuyla görüşme yapmanız mümkün.

Yayla yolu, binek otomobillerle çıkmayı tercih eden sürücülere kimi zaman zor anlar yaşatırken, otomobil ve motor sporu tutkunları için vazgeçilmez bir parkur. Öyle ki; Off-road şampiyonasının dördüncü ayağı burada yapıldı. Zaman içinde de İstanbul Off-Road Klubü ve Sakarya Üniversitesi Motor Sporları Klubü buraya geziler düzenlemekte.

Yaylaya vardığınızda ise sağ tarafta Sapanca Belediyesi'nin yaptırdığı mütevazi bir tesis sizi karşılıyor. Burada lavabo ve su ihtiyacı düşünülmüş. Tesisisin arka tarafından inen yolu takip ettiğinizde kaynak suyuna ulaşabiliyor ve içme suyu ihtiyacınızı karşılayabiliyorsunuz. Ancak unutulmaması gereken bir husus var ki; doğayla iç içe olduğunuz. Bu durumda tedbiri elden bırakmamanız gerekiyor. Olası ihtimallere karşı yanınızda su bulundurmanızda fayda var. Ayrıca su kaynağına ulaştıktan sonra bir süre yürürseniz Yangın Deresi'ne varıyorsunuz. Yollarda ayı ayak izleri görmeniz de gayet mümkün. 
   
 
  
Belediye, burada sportif faaliyetler de yapılacağını düşünerek, mini bir voleybol sahası oluşturmuş. Yaylada irili ufaklı birçok barakayı, yeşilliğin bol olmasından ötürü otlanan hayvan sürülerini görmek mümkün.

Bu mini seyahat esnasında fotoğraf makinenizi de yanınızdan ayırmamalısınız ki, karşınıza insanlardan kaçan bir sincap çıktığında anında fotoğraflayabilin. Şimdiden iyi yolculuklar diliyoruz.

 
 
Karasu ve Kocaali’ye kadar gelmişken deniz kıyısının sıcağından bunalanları serin bir yere çağırıyoruz.

Karasu-Kocaali arasından içeriye doğru girince Cam Dağları'ndan kaynaklanan Maden Deresi’ne ulaşacaksınız. Derenin sesini dinleyerek, yeşile bezeli bir derede yürüyüşler yapmak ve güzel bir kır sofrası kurmak için ideal bir yer. Düşünün bir kere şırıl şırıl akan bir derenin kenarında suyun ve kuşların sesini dinleyerek piknik yapmayalı kaç yıl oldu ?
  
Çok eskiden burada kurşun, boraks, çinko ve altın madenleri varmış. 1914’de bütün galerileri çökerterek bölgeyi terketmiş işletmecileri.
Durmadan akan şelalesi, tarihi mağarası ile gezip dinlenirken bir yandanda tarihe tanıklık edeceksiniz. Kayın, çınar, ceviz elbette en çok da fındık ağaçlarıyla donanmış. Ekim-Kasım aylarındaysanız kestane toplayabilirsiniz. Çevrede meyve ve sebze yetiştiriliyor. Bahçesinde çalışan bir üreticiden hemen orada koparılan sebzeler alabilirsiniz.
  


Otların üzerine bir yaygı serip yanınızda getirdiklerinizle piknik yapmak istemezseniz Şeref İskender’in alabalık tesislerine gidebilirsiniz. Yanınızda getirdiklerinizi burada da yiyebilirsiniz. Yörenin tereyağında pişmiş alabalıklarını tavsiye ediyoruz. Ağaçlar altında kiremit damlı ahşap kamelyelerde oturup yiyebilirsiniz. Balık sevmiyorsanız saç kavurma ve salataya buyurun. 
  
Maden Deresi’nde konaklama olanağı yok. Çadırınızı yanınızda getirmediyseniz Karasu veya Kocaali’ye gitmeniz gerekir. Güzel bir yemek yeyip, demlikle gelen tavşankanı çayı içtikten sonra bir kilim serip ağaçların altında güzel bir öğlen uykusu çekebilirsiniz. Kuşların ve kurbağaların sesinden başka ses yok. Mevsimine göre yaban çileği, böğürtlen toplayabilirsiniz. Kentlerde büyüyen çocuklarınız için güzel bir değişiklik olur. Paçalarınızı sıvayıp derenin içinde yürüyüş de yapabilirsiniz. Derenin sularından yararlanan bir alabalık çiftliği de kurulmuş. Uğrarsanız hem seyreder hem de balık alabilirsiniz.
  
 
 Soğucak Yaylası ve İzlenimlerimiz

Soğucak Yaylası, Sapanca ilçe sınırlarında içinde, deniz seviyesinden 1100 metre yükseklikte, 900 dönümlük alanda ve ilçe merkezine 17 km mesafede bir yayla.

Soğucak Yaylası'na Sapanca - Muradiye Köyü istikametinden, Erdemli Köyü’ne gelmeden önce sağa ayrılan yolu takip ederek, 50 dakika kadar süren bir yolculukla ulaşmak mümkün. Yaylaya çıktığınızda sizi bekleyen doğal güzelliğe hayran kalacaksınız.

Yaylaya çıkmak için oldukça dar, dik ve keskin virajlı toprak yolu takip etmeniz gerekiyor. Yolun dar ve toprak olması araç konvoylarının aralarında belli bir mesafe bırakmasını gerektiriyor.

Yolun bazı bölümlerinde ciddi engebeler olması altı alçak olan araçların çıkmasını güçleştiriyor. 
   
 
  
Yaylaya varana dek, cep telefonları çekmiyor. Ancak yaylaya çıktığınızda ve de belli bölgelerde cep telefonuyla görüşme yapmanız mümkün.

Yayla yolu, binek otomobillerle çıkmayı tercih eden sürücülere kimi zaman zor anlar yaşatırken, otomobil ve motor sporu tutkunları için vazgeçilmez bir parkur. Öyle ki; Off-road şampiyonasının dördüncü ayağı burada yapıldı. Zaman içinde de İstanbul Off-Road Klubü ve Sakarya Üniversitesi Motor Sporları Klubü buraya geziler düzenlemekte.

Yaylaya vardığınızda ise sağ tarafta Sapanca Belediyesi'nin yaptırdığı mütevazi bir tesis sizi karşılıyor. Burada lavabo ve su ihtiyacı düşünülmüş. Tesisisin arka tarafından inen yolu takip ettiğinizde kaynak suyuna ulaşabiliyor ve içme suyu ihtiyacınızı karşılayabiliyorsunuz. Ancak unutulmaması gereken bir husus var ki; doğayla iç içe olduğunuz. Bu durumda tedbiri elden bırakmamanız gerekiyor. Olası ihtimallere karşı yanınızda su bulundurmanızda fayda var. Ayrıca su kaynağına ulaştıktan sonra bir süre yürürseniz Yangın Deresi'ne varıyorsunuz. Yollarda ayı ayak izleri görmeniz de gayet mümkün. 
   
  
Belediye, burada sportif faaliyetler de yapılacağını düşünerek, mini bir voleybol sahası oluşturmuş. Yaylada irili ufaklı birçok barakayı, yeşilliğin bol olmasından ötürü otlanan hayvan sürülerini görmek mümkün.

Bu mini seyahat esnasında fotoğraf makinenizi de yanınızdan ayırmamalısınız ki, karşınıza insanlardan kaçan bir sincap çıktığında anında fotoğraflayabilin. Şimdiden iyi yolculuklar diliyoruz.


Sakaryada'ki Gezilecek Yerler › TARAKLI -CUBUK GÖLÜ
 
 
 
 
 
Osmanlı evleri Sakarya iline bağlı yemyeşil bir orman denizi arasında yüzüktaşı gibi parlayan Taraklı ilçesi koruma altındaki 19.yy Osmanlı evleriyle ünlü. Birbirinden şirin, Safranbolu'yu aratmayacak evleriyle birinci derece sit alanı ilan edilen 5200 nüfuslu ilçede yöre halkı yerli, misafirperver, güleryüzlü, doğal ve hoşgörülü.İlçe renk renk evleriyle, doğasıyla, Belediye hizmetlerinin gözle görüldüğü tertemiz sokak ve parkları ile her köşesi tablosu yapılacak, fotoğrafı çekilecek güzellikler sergiliyor. Denizden 800 metre yükseklikteki Taraklı'nın rutubetsiz, sağlam, tertemiz havasında betona yenik düşmemiş, odun kokulu daracık sokaklarında yapılan yürüyüş ise bambaşka bir duygu, zevk veriyor.İlçeye ismini veren tarak yapımına çoktan son verilsede ağaç oyma el işlerine hediyelik eşya yapımına kadar çeşitli oymacılıkla uğraşan dükkanlara rastlanır.
 

Tarihçesi Hakkında:

Taraklı tarihini araştırmak isteyen Taraklı’lar, epeyce yazılı kaynaklara ulaşmışlar. Aşık Paşazade tarihinden, Hammer’in Osmanlı Devleti Tarihi, Evliya Çelebi’den ,Cumhuriyet dönemi yayınlara kadar pek çok yazılı kaynakta geçmiş Taraklı. Hititler, Frigler, Bitinya’lılar ve Bizans İmparatorluğu Taraklı’da yaşamış devletlerden. Yazılı kaynaklarda, çevresindeki değerli ormanlardan, bol sulu kaynaklarından da bahsediliyor. Taraklı adının, şimşir ağacından veya manda boynuzundan yapılan taraklardan geldiği görülüyor. Tarak haricinde kaşıkçılık da uzun yıllardan beri yapılıyormuş. Hatta 1900’lü yıllarda Taraklı kaşıkları Paris’te sergilenmişler. Dokumacılık ve ipekböcekçiliği de eskilerde yapılan işlerden.
 
  
Muhteşem bir doğaya sahip olan Taraklı'da yaklaşık 300 adet ahşap bina var, 91 tanesi tescilli. Yavuz Sultan Selim’in Ridaniye Seferi sırasında Taraklı’da kışlayan Veziri Yunus Paşa tarafından 1516 yıllarında yapıldığı sanılan bir cami bütün orijinalliğiyle duruyor. Tepenin hemen eteğine kurulmuş. Altından geçirilen termal bir suyla o devirlerde yerden ısıtma sistemiyle caminin ısıtılması sağlanmış. Hemen aşağıda bulunan o yıllardan kalma hamam , sayısız tamiratlarla orijinal halinden biraz farklı ama muhteşem ahşap evler bu görüntüyü kamufle etmesini becermiş. Yüzlerce yıl önceki halini koruyabilmiş bir de arastası var. Toplam sekiz adet kültür ve tabiat varlığına sahip. Çevresi 10,5 metre genişliğinde yaklaşık 500-550 yaşında bir çınar ağacı, camisi, hamamı, kale, han ve çeşmeden oluşmaktadır.
 
  
Taraklı Evleri

 

Sakarya İli`nin en güney ucunda yer alan Taraklı, 19. YY. kalma Osmanlı Dönemi evleri ve tarihi yapılarıyla ünlü bir ilçedir. Sokak dokusu bozulmayan görünümü Taraklı Evleri`nin bulunduğu alan SİT alanı ilan edilmiş ve korumaya alınmıştır. Bu alanda 120 adet tarihi ev bulunmaktadır. Yük taşıyanların dinlenmeleri için dinlenme taşları bulunan Arnavut Kaldırımlı sokakları ve bu sokakların buram buram tarih kokan süsleri Osmanlı Evleri ile Taraklı bir kültür müzesi görünümündedir. Bu özellikleri sebebiyle son yıllarda iç turizm açısından belirgin bir canlanma görülmektedir.


 
Ne Yenir?

 

Taraklı'da turistik restoran yok. Pide, tavuk üzeri çalışan lokantalar, çiğ tavuk alınabilen entegre tesisler, süt ürünleri satan dükkanlar bulunuyor.Elma ve ayvası birde eti meşhur. İngiliz elması olarak tanınan elma çeşidi için yöre halkı Türkiye'de sadece burada var, hatta şeker hastalığına iyi geldiğini belirtiyorlar. Ayvalar ise gerçekten lezzetli.Son yıllrda seracılıkta gelişmiş, marul yetiştiriliyor. Süt ürünleri dükkanında kaşar, çökelek, yoğurt alınabilir. Günlük kesim keçi etleri Karagöl'e giden piknikçilerin ilk aldığı şeylerin başında geliyor. İlçedeki dört kasap Taraklı'ya gelenler et almadan gitmezler diyor. Bölgenin temiz havasında, kekik otlu yaylada beslenen keçilerin etlerininde leziz olduğu görüşü yaygın. Çarşıda kekik suyu da bulabilirsiniz. Göynük, Mudurnu Tavuk Restoranı, Sünnet Gölü kıyısı, Abant Gölü kıyısı, göl gazinoları ve kır lokantaları, Bolu diğer alternatifler.
 
Nerede Kalınır?

 

Taraklı yaşanacak güzellikte bir ilçe. İstanbul'a da, Sakarya'ya da, Bolu'ya da yakın üstelik denizi aratmıyacak özelliklere sahip. Bu yüzden dört mevsim gelinebiliyor. Aylık veya sezonluk bir ev kiralayıp hayatın bir dönemi huzur içinde yaşayıp enerji depolanabilir, haftasonları gidip gelinebilir...

 
Nasıl Gidilir?

 

İstanbul'a 200, Ankara'ya 270 km. uzaklıkta. Arabayla seyahatte, Sakarya'dan Bilecik yönüne sapın. Geyve ve Taraklı oklarını takip edin. Yolun son 30 km'si çok çok güzel. Her yer ayva ağacı dolu. Otobüsle gidecekseniz, Adapazarı'na kadar ulaşmanız çok kolay. Taraklı'ya Adapazarı'ndan halk otobüsleri kalkıyor. Adapazarı'na 68 km. uzaklıkta.
 
 

 
 
 

 

 

 
 
 
Kayseri