A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z
Sillyon (Sillyum) -BELEK-ANTALYA
*****
Antalya-Alanya yolunun 33. km’sinde Belek Turizm Merkezi tabelasını göreceksiniz. Sağa dönen yol Belek’e gidiyor. Sola ayrılan yol ise Sillyon antik kentine

Sillyon (Sillyum)

Antalya-Alanya yolunun 33. km’sinde Belek Turizm Merkezi tabelasını göreceksiniz. Sağa dönen yol Belek’e gidiyor. Sola ayrılan yol ise Sillyon antik kentine. Sillyon ören yeri girişi bu ayrımdan sadece 6 km sürüyor. Sillyon çevrede eşi olmayan bir platonun tepesinde. Ören yeri girişine tepenin eteğindeki Asar köyünün içinden çıkılıyor.

Sillyon’a Antalya-Alanya karayolunun iki ayrı noktasından daha giriş var. Biri Antalya’ya daha yakın, 24. km’den sola dönüp Abdurrahmanlar köyünden geçiliyor ve sonra Yanköy yönüne, sağa sapıp bozuk bir asfalt izleniyor. Bu yolun uzunluğu sapaktan sonra yaklaşık 11 km.

Sillyon’a çıkmak için aracınızı, ören yeri girişindeki kahvenin yanında bırakabilirsiniz. Antik kenti gezmek için kahveden ya da çevredeki evlerden bir rehber almakta yarar var. (Köpeklerden korunmak ve belli belirsiz sarnıçlara düşmemek için de gerekli) Denizden 200 metre yükseklikteki tepeye çıkışın özellikle sıcak yaz günlerinde oldukça güç olduğunu hatırlatalım. Bu notlar sizi korkutmasın. Sillyon gezisine gün batımından 2-3 saat önce başlarsanız, hem sıcaktan fazla etkilenmez hem de tepede günbatımının olağanüstü renklerini izleme olanağı bulur, tüm yorgunluğunuzu atarsınız. Üstelik pek fazla bilinmeyen, herkesin yanından gelip geçtiği bu olağanüstü kenti tanıma fırsatını kaçırmamış olursunuz. Son olarak bir uyarı daha. Tepede gezerken yerlere saçılmış çok sayıda cam ve çömlek parçası göreceksiniz. Hatıra olarak yanınıza alayım demeyin. Kazı yapmak ve küçük de olsa bir parçayı götürmekten hakkınızda cezai işlem yapılabilir.

Sillyon Pamfilya bölgesinin önemli kentlerinden biridir. Antik kaynaklarda Sillyon’un adına M.Ö. 4. yüzyılda, Büyük İskender’in bölgeden geçişiyle rastlanıyor. Büyük İskender kenti istila etmiş ama kesin olarak teslim alamamış. Kentte Helenistik, Roma, Bizans ve Selçuklu dönemlerine ilişkin kalıntılar göze çarpıyor.

Helenistik döneme ait aşağı kapı, solunda stadyum ve saray, biraz yukarıda iyi durumdaki gözetleme kuresi ve surlar, kente çıkışta göze ilk çarpan kalıntılardır. Şehrin tepedeki giriş kapısına iki ayrı patika yoldan çıkılabiliyor. Kapıyı geçtikten hemen sonra güneybatı yönünde üç yapı kalıntısı göre çarpıyor. Büyük olan Bizans, diğeri Helenistik döneme ait. Helenistik yapının yanında M.Ö. 3. yüzyıla ait olduğu sanılan ve Pamfilya dilinde kaleme alınmış bir kitabe var. Bu yapıların önünden geçip devam ettiğinizde tiyatro ve odeonla karşılaşacaksınız. Tiyatronun basamaklarının büyük bölümü ile sahne ve orkestra kısmı heyelan sonucu aşağı uçmuş. Tepedeki eserler arasında bir de Selçuklu Camisi var. Platonun orta ve kuzey doğu bölümünde üzeri otlarla örtülmüş sarnıçlar olabileceğini ve dolaşırken dikkat etmek gerektiğini bir kez daha not edelim.

Sillyon Antik Kenti, Keşfedilmeyi Bekliyor

İskender, Pamfilya bölgesine geldiğinde buradaki kentleri ele geçirmek istiyor. İskender, Sillyon'a iki kez geliyor. Bazı antik kaynaklarda belirtildiğine göre, Büyük İskender'in 'teslim olun' çağrısına karşılık Sillyon halkı direniyor. Bir süre burayı işgal etmeyi deneyen İskender, bu isteğine kavuşamadan geri dönüyor. Tarihi kaynaklar, Sillyon'un Büyük İskender'in ele geçiremediği birkaç şehirden biri olduğunu gösteriyor.''

 
 
 
Kayseri